Duman Defteri3 dk okuma
Deftere Dön
Hakkımızda & Şeffaflık29 Nisan 20263 dkİbrahim'in Yeri

Bakacak Mevkii'nin Tarihi: Osmanlı'dan D100'e Mola Geleneği

Bakacak Mevkii yüzyıllardır mola yeri. Osmanlı kervanlarından Atatürk kafilesine, D100'ün açılışından bugüne bolu dağı tarihi bu noktada yazıldı.

Bolu Dağı D100 yolu üzerinde Bakacak Mevkii — ormanlık yamaç ve dağ geçidi
Foto · Bolu Dağı D100 yolu üzerinde Bakacak Mevkii — ormanlık yamaç ve dağ geçidi

Burası basit bir mola noktası değil. İbrahim'in Yeri'nin durduğu bu toprak, asırlardır yolun tam ortasında olan bir yerdir. Bolu Dağı geçidini bilen her kafile, her ordu, her kervan bu mevkiden ya geçmiş ya da burada soluklanmak zorunda kalmıştır. Biz de bu geleneğin içindeyiz — sadece günümüz versiyonuyla.

Osmanlı'nın Orta Kolu ve Bolu Dağı Geçidi

İstanbul ile Anadolu içleri arasındaki kara bağlantısı Osmanlı döneminde üç ana kol üzerinden yürütülürdü. Orta Kol denilen ana güzergah, Üsküdar'dan başlayarak Gebze, İzmit, Bolu, Tosya, Merzifon, Tokat üzerinden doğuya uzanırdı. Bu yol aynı zamanda Bolu'dan güneye ayrılarak Gerede ve Kızılcahamam üzerinden Ankara'ya da bağlanıyordu. Başkent ile Anadolu arasındaki can damarıydı bu hat.

Bu güzergahın en çetin noktası Bolu Dağı geçidiydi.

Geçit, yaklaşık 900–950 metre yükseklikte ve Kaynaşlı tarafından bakıldığında 13 kilometreyi aşan bir tırmanışla ulaşılırdı. Yük hayvanları için bu rampa yorucuydu; kışın kar ve buz geçidi günlerce kapatabilirdi. Osmanlı idaresi bu nedenle güzergahı sıkı tuttu: han ve konaklama noktaları inşa edildi, karakol noktaları kuruldu, su tesisleri yapıldı. Bölge halkına yol bakımı karşılığında vergi muafiyeti tanındığı kaynaklarda geçer.

Bakacak'ın bu tırmanışın tam tepesinde, dağın sırtında konumlanmış olması salt bir tesadüf değildir. Burası doğal olarak soluklanma noktasıydı: rampayı çıkmış at yorgundu, kağnı arabası fren isterdi, tüccar bir an için nefes almak isterdi. Mola geleneği, altyapıdan çok önce bu coğrafyanın dayattığı bir zorunluluktu.

"Bakacak" Adının Kökeni

Bu noktada duran biri gerçekten görür: Bolu ovası, ormanlık yamaçlar, uzakta köy damları. Rivayete göre adın kaynağı bu — yüksekten bakılabilen yer. Türkçede "bakmak" fiilinden türetilmiş bir yer adı.

Bolu Dağı geçidinin bu isimle anılması en azından Osmanlı dönemine uzanır; Atatürk'ün 1934 Bolu ziyaretine ait tarihi kayıtlarda güzergah şöyle geçer: "Bolu dağı, Derbendi, Bakacak, Darıyeri, Kaynaşlı, Üçköprü, Civat yolu ile Düzce'ye." Bu kayıt, adın Cumhuriyet'in ilk on yılında yerleşik ve tanınır olduğunu gösteriyor. Öncesine dair dilbilimsel bir belge elimizde yok; ancak adın bu bakış açısından türediği görüşü bugün de yaygın kabul görür.

Atatürk'ün Kafilesi: Temmuz 1934

17 Temmuz 1934. Mustafa Kemal Atatürk, Bolu halkının yıllarca süren davetinin ardından ilk kez resmi olarak bölgeye geliyordu. Kafile Ankara'dan yola çıktı, Kızılcahamam'da geceledi, Gerede'den geçti. Öğle yemeğinin ardından güzergah Bolu Dağı'na çevrildi.

Bakacak, o günün resmi rotasında adı geçen noktalardandı. Bir devlet kafilesi, yüzyıllardır bilinen bu geçit güzergahını aynen takip etti. Cumhurbaşkanlığı araçları da aynı rampalarda güç kaybetti, aynı tepeyi aştı, aynı manzaraya baktı. Yol değişmemişti; değişen sadece hayvanların yerini motorların almasıydı.

Bu ayrıntıyı burada anlatmak istiyoruz: Bakacak, önemli yolcuları karşılamaya alışmış bir mevkidir.

D100'ün Gelişi ve Mola Kültürü

Türkiye'de karayolu altyapısının hızla geliştiği dönemde, Bolu Dağı geçidi üzerindeki yol da sistematik biçimde düzenlendi. D100, İstanbul-Ankara arasındaki ana kara bağlantısı olarak 20. yüzyılın ortasından itibaren bu güzergahın üzerine oturdu.

D100'ün açılması ve yaygınlaşmasıyla birlikte mola kültürü de dönüştü. Artık yük hayvanı yoktu ama kamyon vardı; fren dinlendirmesi yine gerekliydi. İstanbul'dan yola çıkan sürücü hâlâ aynı rampayla yüzleşiyordu, hâlâ aynı tepede nefes alıyordu. Bakacak, o nedenle bu yeni çağda da mola noktası olarak kalmaya devam etti.

Biz de tam burada, bu süreklilik içinde yerleştik.


Bolu Dağı tarihinin kapsamlı anlatısı için /blog/bolu-dagi-tarihi-ataturkten-tunele-uzanan-yol yazımıza bakabilirsiniz. Daha fazla yazı için /blog sayfamıza göz atın.


Bu Tarih Neden Önemli Bize Göre

İbrahim'in Yeri'ni kurarken tarih kitabı yazmak aklımızda yoktu. Ama burada çalışırken, bu mevkinin ne anlama geldiğini kavramak kaçınılmaz oldu.

Her gün D100'den geçen sürücüler aynı rampayla yüzleşiyor, aynı tepede biraz yavaşlıyor. Biz de oradayız — et mangal, kahvaltı, sıcak çorba. Yüzyıllar önce yolcu burada soluklanırdı; bugün de öyle.

Mola geleneği değişmez. Sadece biçim alır.

— İbrahim'in Yeri, Bakacak Mevkii, Kaynaşlı/Düzce
—∎—